1 ARALIK DÜNYA AİDS GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ

HIV/AIDS

HIV/AIDS hastalığı ilk defa 1981 yılında Amerika Birleşik Devletleri (ABD)'nde ve Haiti'den gelen göçmenlerde tanımlandı ve hastalığa "AIDS" (Acquired Immuno Deficiency Syndrome) Kazanılmış Bağışıklık Yetmezlik Seendromu Virüsü adı verildi. 1984 yılında ise AİDS'e neden olan virüs "HIV" (Human Immunodeficiency Virus) (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) izole edildi. Bu virüs vücudun savunma gücünü zayıflatmakta, yıkmakta ve normal koşullarda tedavi edilebilen hastalıklar, savunma gücü yetersiz kaldığından tedavi edilememekte idi.

Hastalık 1980'li yıllardan bu yana tüm dünyada din, dil, ırk, cins, ülke ayırımı yapmadan hızla yayılmaya devam etmektedir. 1990'lı yılların başlarından beri bulaşma pek çok ülkede en sık korunmasız yapılan cinsel temas ardından ise damar içi madde kullananların ortak paylaştığı enjektör ile olmaktadır. HIV enfeksiyonu sadece erişkinleri değil, bebek, çocuk, genç, yaşlı herkesi tehdit edebilen, henüz virüsü tam olarak vücuttan atmayı sağlayabilecek tedavisinin ve aşısının bulunamadığı bir hastalıktır. Kullanılan ilaç tedavisi ile, HIV/AIDS hastalığından ölümler azalmış, ölümcül bir hastalık olmaktan çıkıp yaşam boyu ilaç kullanımını gerektiren bir tür kronik hastalığa dönüşmüştür.

HIV Nedir?
Human Immunodefıcieny Virus (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) kelimelerinin baş harfleri ile adlandırılmış HIV virüs, bağışıklık sisteminin içine yerleşerek, bireyin bağışıklık sistemini zayıflatan bir virüstür.

HIV Pozitiflik Nedir?
Kanında HIV virüsü bulunan kişilere HIV pozitif denir. Bu kişiler aynı zamanda kanında antikor bulunan seropozitif (Anti-HIV testi=ELISA testi pozitif) kişilerdir.

AİDS Nedir?
AİDS bulaşıcı bir virus hastalığıdır. Mikrobu HIV (hiv) adı verilen virüstür. HIV girdiği vücudun, mikroplara karşı koyma yeteneğini sağlayan bağışıklık sistemini etkileyip yok eder. Direnci azalan vücutta, HIV in etkisinin yanı sıra, çeşitli mikroplar da hastalıklara neden olurlar.

HIV/AIDS BULAŞMA YOLLARI HIV bulaşıcılığının üst düzeyde olan bir virüs olmamasına rağmen, mutlaka korunulması gereken bir virüstür. HIV tek başına yaşamını idame edemeyen bu nedenle mutlaka konak ihtiyacı olan bir virüstür. Virüs açık hava şartlarında uzun süreli canlı kalamamakta, oksijenle temasta kısa sürede ölmektedir. Standart sterilizasyon uygulamaları virüse karşı korunmada yeterlidir. Virüsün bulaşma yolu temelde vücut sıvıları ile olmaktadır, bu nedenle kan, meni gibi virüsün daha yoğun olduğu vücut sıvılarının virüsün iletiminde yeri büyüktür. Ancak tükürük, ter, gözyaşı ve idrar gibi vücut sıvılarında virüs bulunmamaktadır. Bu nedenle öpüşmek, tokalaşmak, ortak duş-banyo alanlarını ve tuvaletleri kullanmakla bulaşmaz. HIV enfeksiyonu esas olarak üç önemli yolla bulaşmaktadır:

1. Korunmasız cinsel ilişki: HIV enfeksiyonunun en sık bulaşma şeklidir. HIV, korunmasız (kondom, kılıf, kaput, prezervatif kullanılmadan) yapılan her türlü cinsel temasla bulaşabilmektedir.

2. Kan ve kan ürünleri ile bulaşma: Kanda virüsün yoğun miktarda bulunması nedeni ile, virüsü taşıyan kişilerden alınmış kan ve kan ürünleri ile hastalık bulaşabilmektedir.

3. Anneden bebeğe bulaşma: HIV enfeksiyonu gebelik süresince, doğum sırasında vücut sıvıları ve emzirme sırasında süt ile bebeğe geçebilmektedir.

HlV'ın BULAŞMADIĞI Durumlar:
• Dokunmak, tokalaşmak, sarılmak ile,
• Gözyaşı, ter, tükürük ile,
• Aynı yerde oturmak, aynı havayı solumak ile,
• Aynı havuzu, banyoyu, tuvaleti, saunayı, duşu paylaşmak ile,
• Giysilerin ortak kullanılması ile,
• Tabak, çatal, kaşık, bıçak, bardak paylaşılması ile,
• Telefon kulaklığı, kapı tokmağı ile,
Sivrisinek, böcek, arı sokması ile HIV bulaşmamaktadır.

KORUNMA

HIV enfeksiyonu önlenebilir bir hastalıktır ve diğer hastalıklarda olduğu gibi korunma önlemleri tedaviden çok daha etkili ve ucuzdur. Cinsel eğitim ve HIV/AIDS eğitim programlarının cinsel etkinlikler üzerinde uyarıcı etkisinin olmadığı ve bu etkinlikleri artırmadığı; tam tersine cinsel davranışı etkileyerek, azaltarak ya da kondom kullanımını artırarak riskli cinsel davranışları azalttığı saptanmıştır.

Cinsel yolla bulaşmaya karşı korunma: En sık görülen bulaşma yolu cinsel temasla olduğu için bu yolla korunma büyük önem taşımaktadır. Kondom ve doğru kondom kullanımı, hastalığın cinsel yolla bulaşmaya karşı en güvenli ve basit korunma yoludur.

Kan ve kan ürünleri ile olan bulaşmaya karşı korunma: 1987 yılından beri de ülkemizde kan ve kan ürünleri HIV yönünden test edilmektedir. Organ ve doku nakilleri öncesinde gerekli testlerin yapılması HIV geçiş riskini en aza indirmektedir.

Damar içi madde kullanımı alışkanlığının önlenmesi, tedavi edilmesi, ortak enjektör kullanımı risklerinin anlatılması bu grup hastalarda HIV bulaşma riskini azaltmaktadır.

SAĞLIK BAKANLIĞI ÜCRETSİZ AIDS DANIŞMA HATTI

(0 800 314 79 79 –10 HAT)

 

 

TÜRKİYE'DE BİLDİRİLEN AİDS VAKA VE TAŞIYICILARININ YILLARA GÖRE DAĞILIMI

YILLAR

VAKA

TAŞIYICI

TOPLAM

1985

1

1

2

1986

2

3

5

1987

7

27

34

1988

9

26

35

1989

11

20

31

1990

14

19

33

1991

17

21

38

1992

28

36

64

1993

29

45

74

1994

34

52

86

1995

34

57

91

1996

37

82

119

1997

38

105

143

1998

29

80

109

1999

28

91

119

2000

46

112 %

158

2001

40

144

184

2002

48

142

190

2003

52

145

197

2004

47

163

210

2005

37

295

332

2006

35

255

290

2007

24

352

376

2008

49

401

450

2009

75

453

528

2010*

30

249

279

TOPLAM

801

3376

4177

* 2010 ilk 6 ay verileridir !

TÜRKİYE'DE BİLDİRİLEN AİDS VAKA VE TAŞIYICILARININ YAŞ VE CİNSİYETE GÖRE DAĞILIMI

YAŞ GRUPLARI

ERKEK

KADIN

TOPLAM

0

17

7

24

1-4

10

17

27

5-9

6

10

16

10-12

4

2

6

13-14

2

2

4

15-19

29

40

69

20-24

224

233

457

25-29

392

246

638

30-34

487

198

685

35-39

478

110

588

40-49

603

121

724

50-59

314

106

420

60+

174

43

217

BİLİNMEYEN

205

97

302

TOPLAM

2945

1232

4177