|
Günümüz teknolojik gelişmeler ve modern
yaşantının gereği olarak zamanla bir yarış halindeyiz. Kısa
mesafelere bile araçlarla gidiyor, birçok işimizi makinelerle
yapıyor, televizyon, bilgisayar ve masa başında daha çok zaman
geçiriyoruz.
2004 yılında ülkemizde yapılan “Sağlıklı
Beslenelim Kalbimizi Koruyalım” araştırmasının sonuçlarına göre
toplum genelinde düzenli egzersiz yapan nüfusun oranı sadece %
3,5’tur. Yani ülkemizde her 100 kişiden 96’sı fiziksel aktivite
yapmamaktadır.
Fiziksel aktivitenin, her yaşta sağlıklı
ve kaliteli bir yaşam sürdürülebilmesinin yanı sıra kronik
hastalıklara yakalanma riskini azalttığı açıkça bilinmektedir.
Ülkemizde sayısı giderek artmakta olan ve
önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelen obezite (şişmanlık)’den
korunmak ve kurtulmak için küçük yaşlardan itibaren Doğru Beslenme
ve Düzenli Fiziksel Aktivite sağlıklı bir gelecek için iki temel
bileşendir.
Haftada en az 3 gün 30 dk’dan kısa
olmayan tempolu yürüyüş, kilo kontrolü ve sağlığımız için önemlidir.
Fiziksel aktivite ilerleyen yaşla birlikte
gözlenen tansiyon artmasına karşı koruyucu olabilmektedir.
Kan basıncı (tansiyon) 140-90 mmHg. olduğunda kalp krizi, kalp ve
böbrek yetmezliği, inme gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini iki
katına, 160-95 mmHg. olduğunda ise üç katına çıkmaktadır!
Düzenli fiziksel aktivitenin lipit (yağ) metabolizmasına olumlu
etkileri olduğu bilinmektedir. HDL kolesterolünü (iyi kolesterol)
artırırken, bazı durumlarda LDL kolesterolünü (kötü kolesterol)
düşürerek, buna bağlı koroner kalp hastalığı riskini azaltmakta,
(ayrıca trigliserid düzeyini de düşürmektedir.)
Şeker Hastalığı ve Kan Şekerinin Kontrolünde de Fiziksel Aktivitenin
olumlu rolü vardır.
Düzenli fiziksel aktivite, insülin kontrolüne ve kan şekerinin
düzenlenmesine yardımcıdır. Yaşın ilerlemesine bağlı şeker
hastalığına yakalanma riski de aktif kişilerde %20 veya daha fazla
oranda azalmaktadır. Böylece düzenli fiziksel aktivite, insüline
bağımlı olmayan şeker hastalığının tedavisinden çok korunmasında
önemli rol oynamaktadır. Önerilen fiziksel aktivite düzeyi; yürüyüş
ve düşük şiddetli, uzun süreli egzersiz programlarıdır.
Koroner kalp hastalığı ve inme riskinin fiziksel aktivitesi fazla
olan kişilerde daha düşük olduğu görülmektedir.
“Unutulmamalıdır ki çok seyrek yapılan egzersiz bile hiç egzersiz
yapmamaktan daha iyidir!”
Toplumda düzenli ve yeterli fiziksel
aktivite alışkanlığının kazandırılması için “Dünya Yürüyüş Günü”münasebetiyle; 08
Ekim 2011 Salı günü saat 11.00’de, kamu kurum ve kuruluşları
ile, sivil toplum örgütleri ve öğrencilerin katılımıyla
gerçekleştirilecek olan yürüyüş, Kent Meydanından başlayacaktır.
Fiziksel
aktivitenin teşviki amacıyla ilimizde gerçekleştirilecek olan
yürüyüşe tüm halkımız davetlidir ….
“Sağlık İçin Hep Birlikte Yürüyelim…”
|