03 - 04 EKİM DÜNYA YÜRÜYÜŞ GÜNÜ BASIN BİLDİRİSİ

Günümüz teknolojik gelişmeler ve modern yaşantının gereği olarak zamanla bir yarış halindeyiz. Kısa mesafelere bile araçlarla gidiyor, birçok işimizi makinelerle yapıyor, televizyon, bilgisayar ve masa başında daha çok zaman geçiriyoruz.

2004 yılında ülkemizde yapılan “Sağlıklı Beslenelim Kalbimizi Koruyalım” araştırmasının sonuçlarına göre toplum genelinde düzenli egzersiz yapan nüfusun oranı sadece % 3,5’tur. Yani ülkemizde her 100 kişiden 96’sı fiziksel aktivite yapmamaktadır.

Fiziksel aktivitenin, her yaşta sağlıklı ve kaliteli bir yaşam sürdürülebilmesinin yanı sıra kronik hastalıklara yakalanma riskini azalttığı açıkça bilinmektedir.

Ülkemizde sayısı giderek artmakta olan ve önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelen obezite (şişmanlık)’den korunmak ve kurtulmak için küçük yaşlardan itibaren Doğru Beslenme ve Düzenli Fiziksel Aktivite sağlıklı bir gelecek için iki temel bileşendir.

Haftada en az 3 gün 30 dk’dan kısa olmayan tempolu yürüyüş, kilo kontrolü ve sağlığımız için önemlidir.

Fiziksel aktivite ilerleyen yaşla birlikte gözlenen tansiyon artmasına karşı koruyucu olabilmektedir.

Kan basıncı (tansiyon) 140-90 mmHg. olduğunda kalp krizi, kalp ve böbrek yetmezliği, inme gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini iki katına, 160-95 mmHg. olduğunda ise üç katına çıkmaktadır!

Düzenli fiziksel aktivitenin lipit (yağ) metabolizmasına olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. HDL kolesterolünü (iyi kolesterol) artırırken, bazı durumlarda LDL kolesterolünü (kötü kolesterol) düşürerek, buna bağlı koroner kalp hastalığı riskini azaltmakta, (ayrıca trigliserid düzeyini de düşürmektedir.)

Şeker Hastalığı ve Kan Şekerinin Kontrolünde de Fiziksel Aktivitenin olumlu rolü vardır.

 Düzenli fiziksel aktivite, insülin kontrolüne ve kan şekerinin düzenlenmesine yardımcıdır. Yaşın ilerlemesine bağlı şeker hastalığına yakalanma riski de aktif kişilerde %20 veya daha fazla oranda azalmaktadır. Böylece düzenli fiziksel aktivite, insüline bağımlı olmayan şeker hastalığının tedavisinden çok korunmasında önemli rol oynamaktadır. Önerilen fiziksel aktivite düzeyi; yürüyüş ve düşük şiddetli, uzun süreli egzersiz programlarıdır. 

Koroner kalp hastalığı ve inme riskinin fiziksel aktivitesi fazla olan kişilerde daha düşük olduğu görülmektedir. 

“Unutulmamalıdır ki çok seyrek yapılan egzersiz bile hiç egzersiz yapmamaktan daha iyidir!”

Toplumda düzenli ve yeterli fiziksel aktivite alışkanlığının kazandırılması için “Dünya Yürüyüş Günü”münasebetiyle; 08 Ekim 2011 Salı günü saat 11.00’de, kamu kurum ve kuruluşları ile, sivil toplum örgütleri ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilecek olan yürüyüş, Kent Meydanından başlayacaktır.

                 Fiziksel aktivitenin teşviki amacıyla ilimizde gerçekleştirilecek olan yürüyüşe tüm halkımız davetlidir ….

 

“Sağlık İçin Hep Birlikte Yürüyelim…”